|
|
|
|
![]()
Nostradamus'un HAYATI
Geçmiste bu beceriyi bir sanat haline getirebilen bir avuç büyük yetenekli
insanin arasinda bir tanesinin özel yeri vardir. Bundan dört yüzyil önce Güney
Fransa'da yasamis, daha çok ismininin Latince'ye çevrilmis hali olan Nostradamus
adiyla taninan Michel de Nostredame özellikle içinde bulundugumuz yüzyilda büyük
bir ün kazanmistir.
Simya bilgini, kahin, tip doktoru, sifali bitkiler uzmani, kozmetiklerin ve
meyveleri korumakta kullanilan maddelerin mucidi, bu 16. yüzyil Rönesans adami
yüzyilimiza kadar olagandisi ve esrarengiz bir kisi olarak kalmistir. Bin
kehaneti içeren on ciltlik "yüzyillar" adli eseri günümüze dek defalarca
basilmis; ve sakladigi sirlann açiklanacagi günü beklemistir. Bir insanin
gelecegi nasil bu kadar kesin bir sekilde görebildigi bilinmiyor.
Nostradamus 14 Aralik 1503 tarihinde Renee ve Jacques de Nostredame'in oglu
Michel de Nostredame olarak dünyaya geldi. St.Remy sehrinde noter olan babasi
sayesinde Provence'in zengin mutfagi ve babasinin arkadas sofralarindaki is
konusmalari arasinda oldukça varlikli bir çocukluk dönemi yasadi.
Michel'in gelecegi görme yetenegi ilkönce büyükbabalari Jean de St.Remy ve
Pierre de Nostredame tarafindan desteklenmisti. Jean ve Pierre, Kral Rene ve
oglunun fizikçileriydiler; ve bir bilginler ve sanatçilar grubu ile beraber tüm
Bati Avrupa'yi dolasmis, bu arada da iyi iki arkadas olmuslardi. Büyükbabasi
Jean'in yaninda oturdugu süre içinde Eski Yunanca'yi, Latince'yi ve Ibranice'yi
ögrendi. Jean'in bu istekli ögrencisi özellikle Matematik ve Simya Bilimi
konusuyla çok ilgiliydi. Jean torununa hemen her konuda ders veriyordu: Klasik
edebiyat, tarih, tip, astroloji ve sifali otlarla tedavi. Nostradamus ilk defa
Hiristiyan dünyasinda yasaklanan sanat ve bilimin tadini Yahudi Kabbalah'ini ve
Simya'yi ögrenerek almis oluyordu. (Simya adi verilen bu bilim kolu "baz
metalleri altina çevirme yöntemi" oldugu maskesi altinda gizlenmis ve
yasaklanmisti). Jean ölünce Nostradamus eve döndü ve diger büyükbabasi egitimine
devam etti. Michel Provence'da o siralarda bütün Avrupa'yi kasip kavuran
savastan uzak bir çocukluk yasadi. 14 yasina geldiginde dedesi tarafindan
egitimini sürdürmesi için bir önceki yüzyilda Papaligin baskenti olan Avignion'a
gönderildi. Bos zamanlarini yenilenen Papalik kütüphanesinde büyü ve astroloji
ile ilgili kitaplari okuyarak geçiriyordu. Bu ilahi bilimlere olan asiri ilgisi
yüzünden arkadaslari arasinda "küçük astrolog" lakabi ile çagrilir oldu.
Michel'in astrolojiyi ve Kopernik'in görüslerini açikça savundugu haberi
Nostradamus'un ailesinde endiseye yol açti. Zira büyükbabalari eskiden
Yahudiydi. Avrupa'da sofu Hiristiyanlarin Isa'nin katlinin sorumlulugunun
Yahudilere ait oldugunu ileri sürmesi ile Ispanya'dan Yahudiler kovulmustu.
Avrupa'nin geri kalanindakiler de Hiristiyan olmamalari halinde ayni akibete
ugrayacaklari tehdidi altindaydi. Bu sebeplerden ötürü de bazi Yahudiler
Hiristiyan olmayi tercih etmek zorunda kalmislardi. Nostradamus da bu nedenle
hem Yahudi geleneklerine, hem de dis dünyadaki Hiristiyan yasayisina sahip bir
çifte kültür içerisinde yetismisti. Babasi oglunun bu konulara olan ilgisinden
endiselenince büyükbabasi simyanin yaninda fizigi de beraber götürürse fazla
tepki görmeyecegini söyledi. 1522'de Montpellier üniversitesine tip okumaya
gitti. Ondokuz yasindaki bu ögrenci dedelerinden aldigi egitimle öylesine
doluydu ki kisa süre sonra ögretmenlerini yetersiz bulmaya basladi. Bu arada
dedesinden agzini siki tutmayi da ögrenmisti. O zamanlar gözde tedavi yöntemleri
olan kan akitmaya, müshil kullanmaya ve temizlige dikkat edilmemesine karsi
olmasina ragmen karsilastigi dogma duvarini görünce sesini çikartmamayi tercih
etti.
Tip diplomasini aldiktan sonra, meslegini yürütmek için tasraya, merakli
gözlerden uzaga gitmeyi tercih etti. Kisa süre sonra köy köy dolasarak, tüm
ülkeyi kasip kavuran sarbon illetiyle savasmaya basladi. Fransizlar karsilarinda
görmeye alisik olmadiklari bir doktorla tanistilar. Kisa boylu, çevik ve
kuvvetli, ciddi bakisli, pembe yanakli, genç, sakalli bir adam... Nostradamus
alisilmisin disinda hastalarin arasinda uzun zaman harciyor, onlara temiz hava
ve suyu tavsiye ediyor, bitki tedavileri uyguluyordu. Herkesin sasirdigi bir
baska nokta ise, genç doktonin digerlerinin aksine hiç kimsenin damarlarini açip
kan akitmamasiydi.
Salginin adeta izini sürerek bütün Güney Fransa'yi dolasti ve hiçbir sehri
hastalik tamamen geçmeden terketmedi.
Nostradamus, bu çok basarili doktorluk kariyerinin yani sira bir astrolog olarak
da ün salmisti. Soylular ona gelip burçlari hakkinda bilgi alirlardi. Soylu
hanimlarin kendisini ziyaret nedeni ise, kozmetiklerdi. Ünlü klasik eserleri
Fransizca'ya ilk çeviren de Nostradamus'tu. Sik sik doktorlar ve eczacilarin
misafiri olur gündüzleri hastalari iyilestirir, geceleri ise büyü konusunda
bildiklerini ögrenirdi. Bu insanlar da onun gibi eski Yahudilerdi. Simya ve
tefsir gibi bilimlerle gizlice ugrasarak, Hiristiyanlarca mutlak kabul edilen
soyut kavramlara açiklayici cevaplar ariyorlardi.
1529 yilinda Montpellier üniversitesine geri çagrilip, yaptigi tedaviler
hakkinda açiklamalarda bulunmasi istenildi. Alisilmamis metotlarina karsi sert
tepkiler almasina ragmen, tedavilerinin basarisi onu savunmaya yetti. Dekan
tarafindan üniversitede bir kürsü ile ödüllendirilen Nostradamus üç yil kadar
profesörlük yaptiktan sonra okutulmasi gereken metinlerin disina çiktigi için
karsilastigi baskilar nedeniyle tekrar yola koyuldu.
1534'te Rönesans'in en büyük bilim adami ve düsünürlerinden Jules Cesar
Scalinger tarafindan Agen'e davet edildi. Yeni memleketini çok seven Nostradamus
burada da basarili doktorlugu ile dikkati çekti. Kisa süre içinde sehrin zengin
aileleri kizlarini genç doktorla evlendirmek için yarisa girmislerdi. Adini
bilmedigimiz genç, güzel ve alimli bir hanimla evlenen Nostradamus, üç yil
boyunca mutlu bir evlilik hayati yasadi.
1537 yilinda sarbon bu sehre de ulastiginda Nostradamus basarili tecrübelerinin
verdigi güvenle hastaliga karsi mücadeleye basladi. Bir gün zengin ve güçlü bir
hastasini tedavi edip eve döndügünde esinin ve iki çocugunun yüksek atesleri
oldugunu ve sarbona adini veren kömür rengi lekeleri gördü. Nedendir bilinmez,
ne kadar çabaladiysa da kendi esini ve çocuklarini hastaligin pençesinden
kurtaramadi. Doktorun bu trajik hikayesi sehirde hizla yayildi ve doktora karsi
bir güvensizlik hatta kizginlik basladi. Bu kadar felaket yetmezmis gibi, mutlu
günlerinde yaptigi bir saka basina bela olmustu. Bir gün bronz bir Meryem Ana
heykelini döken isçiye söyledigi bir cümle, tam üç yil sonra yasadigi bu zor
dönemde, dine bir hakaret olarak ortaya çikartilmisti. Nostradamus bu masum
sakasini savunduysa da Engizisyon zihniyeti tasiyan kilise olaya büyük kusku ile
bakti. Bunun üzerine Nostradamus sehri bir gece gizlice terk ederek kaçti.
Kilisenin baskisindan kaçtigi sonraki alti yil boyunca önce Italya'ya dogru
yöneldi, sonra Bati ve Güney Avrupa'yi gezdi. Bu arada kendini kesfedip tanimaya
basladi. Kahinlik kabiliyetlerinin gelistigi zaman da bu dönemdir.
1544 yilinda yasanan büyük bir sel felaketi sonrasinda her yana dagilan insan ve
hayvan lesleri yüzünden yeniden yayilan salgina karsi tedavilerine,
meslektaslarinin tüm karsi çikmalarina ragmen, bu sefer Aix sehrinde devam etti.
Bu sehirde büyük itibar gördü ve birçok hediye aldi. Aldigi armaganlari
kurtaramadigi hastalarin geride kalanlarina verdi. Aix sehrinin kahramani bu
defa Lyons'a davet edildi. Salon sehrine dönüp hayatinin geri kalanini burada
geçirdi. Bu güzel yerde karisini ve çocuklarini kaybettikten on yil sonra zengin
bir dulla ikinci evliligi yapti. Artik hayati daha güvenli ve stressizdi. Evin
en üst katini özel çalisma odasi haline getirmisti. Yillarca süren Avrupa
gezileri sirasinda topladigi çesitli malzemeyi burada bir araya getirmisti.
Usturlaplar,sihirli aynalar, su bulan çatallar, pirinç kaseler, eski kahinlerin
tasarladigi üç ayakli sehpa Branchus... Nostradamus sehirde dindar bir
Hiristiyan olarak taniniyordu. Günes battiktan çok sonra doktor, karisina iyi
geceler diler, yukari, merakli gözlerden uzaktaki odasina çikip kendisini
kilitlerdi. Halk zaman içinde her dini bütün Hiristiyan uyurken niye doktorun
üst kattaki isiginin yandigini ve neler yaptigini merak etmeye baslamisti.
O koca pencerenin ardinda, titrek mum isiginda Astronomik takvimlere danisir,
burçlarin rotasini çikartirdi. Bu denizcinin kullandigi yildizlar ve günesler
onu bambaska bir denize, zamanin sularina götürüyordu. Durumun uygun oldugunu
görürse, bu sefer, agzina kadar doldurulmus pirinç kaseyi karsisina alip, pirinç
üç ayakli sehpa üzerinde çalismaya baslardi. Kendisini bütün düsüncelerden
arindirir ve ince bir aleve yogunlasirdi. Daha sonra bir transa girer ve kasede
kaynayan suyun sihirli kabarciklari arasinda yüzler sekiller ve yerler görürdü.
Bu gördükleri Fransa'nin yasayacagi dini bir savasin gölgeleriydi. Bu ugursuz
isaret, kahinin hayatinda, kaderin sularina atilmis, gittikçe büyüyen dalgalar
yaratan büyülü bir tas etkisi yapti.
Nostradamus'un içinde, gördüklerini baskalariyla paylasmak için dayanilmaz bir
istek vardi. Bunu gerçeklestirmek için 1550'de ilk almanakini yazdi. Bu kitapta
on iki tane manzum dörtlük bulunuyordu. Her bir dörtlük gelecek yilin bir ayi
ile ilgili genel bir kehanet içeriyordu. Kitap yayimlanir yayimlanmaz büyük ilgi
gördü ve hayatinin sonuna kadar her yil bir almanak yazdi. Kisa zaman içinde,
tüm ulasim güçlüklerine ve tehlikelere ragmen, Fransa'nin her yerinden kendisine
danismaya gelen insanlar kapisinda kuyruklar olusturmaya baslamislardi.
Jean-Aymes de Chavigny adinda bir delikanli parlak bir politika ve hukuk
kariyerinden vazgeçip kahinin asistani olmak için yanina gelmisti.
Nostradamus'un kehanetlerini basilmadan önce redakte eden ve daha sonra
ustasinin biyografisini yazan odur.
Belli bir süre sonra Nostradamus almanaklari yetersiz bulmaya basladi ve
kiyamete kadar insanoglunun karsilasacagi her olayi içine alan bir eser fikrini
Chavigny'ye açti. "Yüzyillar" adini tasiyacak olan bu eser her biri bin dörtlük,
dolayisiyla bin kehanetten olusacak ciltlerden meydana gelecekti. 1554 yilinda
yazmaya basladigi bu eserinin ilk bölümleri 1555'te yayinlanmaya basladi. Çok
büyük bir tepkiyle karsilasmislardi. Kibar ve soylular Nostradamus'u bir deha
olarak görürken, sade halk ve köylüler kendisini cehennemin akil çelen karmasik
dörtlükleriyle insanlari etkilemeye çalisan, seytanin bir usagi olarak
görüyordu. Meslektaslari için ise, bir utanç kaynagiydi. Düsünürlerin bazilari
onu övüyor bazilari da hakaret ediyordu. Sairler ise bu Provence Fransizcasi,
Latince, Yunanca ve Italyanca karisimi ile yazilmis bu bilmece ve kelime
oyunlari karsisinda sasirmislardi.
Kraliçe Catherine de Medici en sadik okuyucularindan biriydi. Italyanlara
yakisir bir merak ve entrikaciliga sahip bir insan olan kraliçenin Katolik
Kilisesi'ne olan bagliligi mevkisinin gerektirdigi bir formaliteden baska bir
sey degildi. Kendine ait dairesinde farkli bir dinin büyü ayinlerini düzenlerdi.
Beraberindeki genç rahibeler ve astrologlarla sihirli aynasinin ardindan
tanrilarina danisir, yasaklanmis sanatlarin yardimiyla gelecege isik tutacak
isaretleri görür, bu sekilde ihtiraslarina hizmet ederdi. Kendinden önceki
Mediciler gibi o da çocuklarinin dogru kisilerle evlenmelerini saglayarak
Avrupa'ya hakim olma sabit fikrine sahipti.
Bir gün isaretlerin eskisi gibi iyi olmadiginin farkina vardi. Kocasi kral Henry
II'nin geleceginde kara bulutlar görülüyordu. Kocasinin basina gelecek bir
felakeç dört oglu ve üç kizi için de tehlikeli olabilirdi. Kraliçe "yüzyil"'in
35. dörtlügünde bahsedilen yasli aslanin kocasi olduguna inaniyordu. Kral
karisinin büyüye olan meraki ile pek ilgilenmese de bu sefer kehanetten ötürü
içine bir süphe düsmüstü. Saray müneccimi krala hiçbir turnuvaya katilmamasini,
kendini tehlikeye atmamasini söylemisti. Bunun üzerine Nostradamus saraya davet
edildi. Normal sartlarda en az iki ay sürmesi gereken yolculuk, kraliçenin emri
ile her durakta arabanin atlarinin yenileri ile degistirilmesi ile bir ayda
bitmisti. Hiç durmadan yol alan Nostradamus 15 Agustos 1556'da Paris'e ulasti.
Kraliçe kendisini büyük bir heyecanla karsiladi. Kral ise kahine sadece kibarlik
çerçevesi içerisinde, gereken ilgiden fazlasini göstermedi. Nostradamus'un
kendisini rahatlatmak için yaptigi açiklama ile yetindi. Kraliçe ise kahinle
özel olarak saatlar boyu, astrolojiden büyüye, kehanetlere kadar birçok konuda
uzun uzun sohbet etti. Kraliçe bu konudan fazlasiyla etkilenmisti.
Nostradamus'un laboratuvarini, Sens Baspiskoposu'nun Paris'teki muhtesem
sarayina tasimak için faaliyete giristi. Burada kendisinden kraliçenin
çocuklarinin yildiz haritalarini çizip geleceklerini anlatmasini istemisti, oysa
onlarin gelecekleri hakkinda Nostradamus zaten her seyi biliyordu. Kraliçe'ye
tam olarak ne söyledigini bilmiyoruz ama kraliçe bundan yeterince tatmin olrnus
ve gerekli önlemleri almisti.
Nostradamus kendine tahsis edilen saraya döndügü bir sirada yanina gelen bir
hanim, Paris adliyesinin çalismalariyla ilgilendigini ve dikkat etmesi
gerektigini söyledi. Bu uyariyla engizisyonun nefesini yeniden ensesinde
hissetti ve derhal Salon sehrine geri dönmeye karar verdi. 1558'de "yüzyillar"
adli çalismasini tamamlamisti. Son üç "yüzyil"in sagliginda basilmamasina karar
vermisti. Kralin ölümünü haber veren, birinci yüzyilin otuzbesinci dörtlügü 1559
yilinda gerçeklesiyor ve Nostradamus'un ününü tüm Avrupa'ya yayiyordu. Bir yil
sonrasinda ise tutuculugun zulmü ile karsi karsiya kalacakti. Bazi kitaplar onu
sarlatanlik ve asilikle suçladilar. Bu kadar olumlu ve mizah anlayisina sahip
bir insanin bu kadar karanlik bir gelecek çizmesi herkesi sasirtiyordu.
Nostradamus kendi yazdigi savunmasinda, gelecekte gördügü bu siddetin bugünü
daha olumlu yasamayi gerektirdigini ileri sürmüstü. Bu sirada hiç bitiremedigi
ekstra iki cilt olan onbirinci ve onikinci "yüzyil"i yazmakla mesguldu. Genç ve
dindar katolikler tarafindan sik sik camlari taslaniyor, giderek daha fazla
siddete hedef oluyordu. Bu öylesine asiri bir noktaya geldi ki, kendi istegi ile
ailesiyle beraber hapishanede korunmaya basladi. 1559'da bu kizginlik
Nostradamus'un ünü ile ayni anda baslamisti.
Henry II kizkardesi Margarite ile Savoy Dükü'nün ve kizi ile Ispanya Krali
Philip'in çifte dügünleri onuruna düzenlenen eglenceler sirasinda, kehanetlere
kulak asmayip, turnuvalara katildi. Kalabalik, büyük bir aslan resmiyle
süslenmis altin renkli zirh içindeki krallarini seyretmek için toplanmisti. Üç
yil öncesinin kehanetine önem veren tek kisi kraliçeydi. Kral her galibiyetinden
sonra halki selamliyordu. Bu seferki rakibi kralin Iskoç muhafizlarindan aslan
amblemi tasiyan, genç bir yüzbasiydi. Kehaneti bilen yüzbasi affini istediyse de
kralin israri üzerine çarpistilar ve yüzbasinin mizragi kralin migferinin
arasindan gözüne saplanip onu öldürdü. Haber hizla Paris'te yayildi, sinirli
kalabalik Nostradamus'un tasvirlerini yakip, Engizisyonun da onu yakmasini
istediler.
Genç aslan yasli olani yenecek
Savas meydanindaki bir tek dögüste
Altin bir kafesin arasindan gözünü oyacak
Iki yara bir olacak ve o acimasiz dögüste can verecek
("yüzyil 1" 35. Dörtlük)
Henry'nin ölümünden sonra saray mensuplari onuncu "yüzyil"'in 39. dörtlügünü
gizlice birbirlerine aktarmaya basladilar. Birinci satirda bahsedilenin, Iskoç
prensesi Mary Stuart ile mutsuz bir evliligi olan, çekingen ve zayif bünyeli
Francis II oldugunu artik herkes biliyordu. Sözü geçen dul ise simdiki Ana
Kraliçe Catharine de Mediciden baskasi degildi.
Francis'in sagligi kötülesince Tuscany elçisi Floransa Düküne bir mektup yazip
Nostradamus'un onun ölecegini haber verdigini hatirlatir. Bu mektup yerine
ulastiktan üç gün sonra, yani onsekizinci dogumgününden kisa süre sonra Francis
öldü.
Büyük ogul, bir dul, talihsiz bir evlilik ki
çocuk sahibi olamadilar
Birbiriyle anlasamayan iki ada
Onsekizinden önce, henüz resit degilken, digeri daba da gençken nisan olur.
Dörtlük, ileriki yillarda kendi kendini açiklamaya devam edecekti. "Çocuksuz"
Mary Stuart Iskoçya'ya dönüp kraliçe olur. Bu, iki ada kralligi arasinda
sürtüsmeye neden olur. Yani Mary ile "çocuksuz" Kraliçe Elizabeth I arasinda.
Charles IX, Fransa tahtinin bir sonraki varisi, dördüncü satirda bahsedilen
"digeri"dir. Ölen kardesinden daha genç yasta, onbir yasindayken Avusturya
hanedanindan Elizabeth ile nisanlanmisti.
Kesin olarak önceden bildirilen bu talihsizlikler kraliçenin Nostradamus'a olan
saygisini bir kat daha arttirdi. Belki de onun kendisine, kocasinin ölümü ile
baslayan bu felaketler zincirini önleyebilmek için bir çare bulmasini umuyordu.
Nostradamus saraya çagrilarak burada saray bilgini ilan edilmis, bu sekilde
kendisine maas baglandigi gibi kral tarafindan ikiyüz altin, ana kraliçe
tarafindan da yüz altin ile ödüllendirilmisti.
Böylece Nostradamus kahinlik kariyerinin en üst noktasina erismis oluyordu.
Haziran 1566'da, ilk kez saraya davet edildiginde yaptigi yorucu yolculuk
sonrasi yakalandigi Gut hastaligi, bir kez daha ve daha ciddi olarak yakasina
yapisiyordu. Yaklasan ölümünü hisseden Nostradamus 17 Haziran'da vasiyetini
yazdirdi. Serveti üç bin dört yüz kirk dört altin olarak kayitlara geçti (o
zaman için bu
oldukça büyük bir servetti). Mirasini esi, üç erkek ve üç kiz çocugu arasinda
esit olarak paylastirdi. Bu arada her ihtimal vasiyette gözönüne alinmisti.
Kizlardan birisinin evlenmeden önce beklenmedik ölümü halinde ne yapilacagi bile
ayarlanmisti. Yatagini üst kata, çok sevdigi çalisma odasina tasimisti. Hasta ve
yorgun vücudunu rahatça hareket ettirebilmesi için özel bir sira bile
yaptirilmisti. Ayin yirmi besinde artik doktor Nostradamus, hastaliginin su
toplama safhasina geçtiginin farkina vardi. Son duasini yapmak üzere Franciscan
Manastiri'ndan çagirilan Rahip Vidal Nostradamus'un günah çikartmasini tek duyan
insan oldu. Taniklarin anlattiklarindan ögrenilene göre, büyük bir istirap
çekmesine ragmen sakin ve sessizdi. Geceyi yalniz geçirmek istedigini söyleyip
ertesi sabaha kadar kimsenin odaya gelmemesini istedi. Yardimcisi Chavigny'nin
"Niye yarin sabaha kadar?" sorusunu ise "Beni gün dogusunda canli
bulamayacaksiniz" diye cevaplandirmisti.
Chavigny alt kata inerken ustasinin gri gözlerinde gördügü piriltinin bir
haylazligin isareti olmasindan süphe ediyordu. Bu denli sakaci bir insan acaba
ölüm döseginde de bir saka mi hazirliyordu.
Nostradamus son almanakindaki son kehanetinde söyle diyordu:
Elçilik görevinden dönüp kralin hediyesi yerine konunca,
Artik liiçbir sey yapamayacak, Tanri'ya gidecek
Yakin akrabalar, dostlar, kardesler
Onu yatagin ve siranin yaninda ölü bulacaklar.
Ertesi gün günes dogarken, Chavigny Nostradamus'un ailesi ve dostlari ile
beraber üst kata çikti. Gelmis geçmis en büyük kahini yatagi ve yaptirdigi
sirasi arasinda cansiz yatarken buldular.
Dul esi Anne, esinin son istegini yerine getirtti ve tabutunu dik biçimde
Cordeliers de Salon kilisesinin duvarina gömdürttü. Böylece hiçbir saskin
mezarinin üzerine basmayacakti. Ayrica su sözleri de Latince olarak, tabutunu
örten 2.5 metre boyundaki mermer duvara yazdirtti:
"Burada bütün ölümlülerden farkli olarak, yildizlarin etkisiyle gelecegi gören
kalemiyle olaylari kaydetmeye layik bulunmus meshur Michel Nostradamus yatiyor.
Altmis iki yil, alti ay ve yedi gün yasadi. 1566'da Salon'da öldü. Gelecek
nesiller onun istirahatini bozmasinlar. Anne Posart Gemelle esine gerçek
mutluluk diler."
| www.kotuvepis.com |